Kaç kişi göz atmış

Yol, Yalnızlık, Değişim & Dönüşüm

İnsanın kendisini tanıması için gerekli olan yegane şeydir yalnızlık.
Toplum insanı, başkalarının perspektifinden kendini tanımlamaya bağımlı olmuştur.
Yapabilecekleri, yapamayacakları, hatta zekası, her türlü kişisel özelliği dahi çocukluğundan beri gerek ailesi, gerek arkadaş çevresi tarafından sürekli kişiye tanımlanmış, bu tanımlar kişiyi elinde sonunda programlayıp kendi toplumsal kimliğini oluşturmuş ve bu kimlik kişinin sınırlarını çizip kendini tanımasını, eşsiz bireyselliğini algılamasını imkansız bir hale getirmiştir.
 Sosyal çevreniz, en sevdiğiniz arkadaşlarınız, çevrenizdeki bütün insanlar sizi geçmişiniz ile tanımladığı ve bu tanımı her seferinde size hatırlattıkları için değişiminiz çok yavaş ilerler. İnsan değişmelidir, değişim bir hediyedir, artık başkalarının zihniyetinin sizi mahkum ettiği mevcut sizden uzaklaşma, olmak istediğiniz insana doğru ilerleme vaktiniz gelmedi mi?
Olmak istediğiniz insana uzanan yolda yalnız yürümelisiniz yoksa elinde sonunda yanınızda olan kişiler yolunuzu saptıracak, kendi yollarında sizi sürükleyecektir.
Yol nedir?
Yol kişinin arayışında kendini bulduğu her yerdir. Yol özneldir, bireyseldir, herkesin yolu ayrıdır, kendi yolunda kendini bulmadığı sürece başkalarının yolunda başkaları olmaya mahkum kalacaktır kişi.
Yüzbinlerce kilometrelik yollar bile bir tek adım ile başlar, o adımı attıktan sonra gerisi her zaman gelir. Adım atman gerek, kendine giden yolda kendin için ilk adımı ancak kendin tek başına atabilirsin. Yeteri kadar mesafeyi kat etmeden arkana dönüp baktığında cesaretinin kırılacağını, bıraktıklarının sana üzgünlük vereceğini, seni çağıracağını bil, yolundan dönmemek için dönüş noktan olmamalı, sadece gitmelisin, arkana dönüp bakmadan çıkıp gitmeli, geride bırakmalısın. Unutmaman gereken nokta ise dönecek yerler değil dinlenecek yerler edinmen gerektiğidir. Yoksa dönüşü olan yol sadece dönüşe gider. Dinlene dinlene gideceksin, fakat gideceksin, gitmelisin.
 Yol asfalt, toprak, patika, veya ulaşım aracından ibaret değildir. Yol sonsuz durakları olan, her durakta sonsuz olasılık barındıran ve aşk, keder, mutluluk, sevgi, mutsuzluk, hatta kendi ölümünü bile bulabileceğin bir dünyadır. 
Cesur değilsen büyük yola çıkamazsın, Cesareti bulmak istiyor isen de yola çıkmalısın. Arayan elinde sonunda bulur. Korkaklar da elinde sonunda ölür.
 Yola yalnızlığı ile çıkan herkes değişimi ister istemez tadacaktır, kişinin karakteri, kişiyi kendisi yapan herşey kendi deterministik yolunda etkileştiği şeylerin toplamıdır. Determinizm der ki hayatta herşey bir neden sonuç ilişkisine bağlı olarak gelişir, değişir, oluşur. Kişinin çocukken izlediği bir televizyon programı dahi kişinin karar mekanizmasının oluşmasında etki sahibidir. Hayatının başından sonuna kadar yaşadığı, etkileştiği bütün herşey kişiyi oluşturur. Yol denilen şey programlanmış, yontulmuş kişinin evrenselleşip özgünleşmesini sağlar çünkü 
yola çıkan kişi kendi küçük dünyasındaki nedensellikten çıkıp ufuk ötesinde bambaşka dünyaların içerisindeki nedensellik ile etkileşip evrensel, öznel, özgün bir karaktere erişir.
Geçmişte insanlığın en büyük problemi kölelikti, geleceğin ve şimdinin en büyük problemi robotlaşmak.


Popüler Yayınlar