Kaç kişi göz atmış

Kimim ben?

İlk Youtube videom


Sibirya'da tanıştığım bir süre yol arkadaşlığı yaptığım Artyom
Sibirya/Buryatia

  Röportajım: Zirveyi Zorlayanlar

Rotasını yolda çizen, parasız otostop ile seyahat eden bir gezginim. En uzun soluklu otostop maceram Türkiye'den Güney Kore'ye kadarki seyahatim oldu. Tianjin patlaması'nda havaya karışan kimyasalları soluduktan sonra kendimi zor attığım Güney Kore'de çöken bağışıklık sistemim yüzünden Takipçilerimin aldığı Uçak bileti ile Türkiye'ye dönüş yapmıştım.
   

  Gezmek, görmek en büyük tutkum, parasızlık bu tutkuma engel olamadı, yeri geliyor Çin'de bir köprü altında, Ukrayna'da bir işgal evinde, Slovakya'da Terk edilmiş bir evde, Viyana'da çürümekte olan bir karavanda, ormanlarda, yol kenarlarında, bulduğum her yerde geceyi geçiriyor, yoluma durmadan devam ediyorum. 

          Viyana'da bulduğum karavan, Viyana'da bayağı vakit geçirdim.

  Malzeme ihtiyacım olduğu zaman bulduğum her işte çalışıyordum bahçıvanlık bile yaptım. Sırt çantam tam olduğu sürece paraya ihtiyaç duymuyorum. 



İş aramak için alternatif taktikler geliştirdim



  Üniversite hayatımda Hacettepe Üniversitesi Beytepe kampüsünde, Beytepe Kütüphanesi krl/21 Numarada 1.5 mt2 lik bir odada 1.5 sene evsiz yaşamıştım.
Kütüphanede kaldığım oda, Anılar ile dekore ettim kaldığım odamı. Kütüphanede yaşayan adam olarak bilinirdim o zamanlar.


 Beytepe ormanında 1.5 sene çadırda yaşadım. Hacettepe Üniversitesi içerisinde ormandaki yaşamımda ilk önce tek başımaydım, zaman ile insanlar gelmeye, alternatif bir yaşam biçimi olan orman yaşamına katılmaya başladılar.

Beytepe ormanı, ilk zamanlar. Gitar çalan kişi benim.

Her gün ateşimizi yakar, para kullanmaz komün yaşardık o dönemlerde.


 Ormanda geçen 1.5 senenin ardından bir çadır kent oluşmuştu, şöminesi olan, oturma yerleri olan ellerim ile yaptığım bir yaşam alanı. 

Sibirya'da otostop çekerken tanıştığım ve o zamanlar bana yol arkadaşlığı yapmış değerli dostum Artyom otostop ile Sibirya'dan Türkiye'ye yanıma benim için gelmişti.

 Alternatif bir yaşam sunmak istedim insanlara, manifestolar yazdım, birlik ve beraberlik içerisinde mutlu olmak adına, yaşam alanımızı geliştirip şantiye atıklarından üstü kapalı huzurlu bir ortam inşa ettim sonrasında.
  
Çadır kent

 Parayı seven Gezgin Backpacker olamaz, oldum olası çok paradan nefret etmişimdir. Özgürlüğe giden yolu satın alamazsınız, o yola çıkmanız için gerekli donanımları sadece satın alabilirsiniz.
 
Beytepe Ormanı/Çadırkent
  


  Sadece bir gezgin değil, çok yönlü bir insan olmak adına, yeteneklerimi geliştirmek, her şartta, her koşulda hayatta kalmak adına 1.5 sene yaşadığım kütüphane yaşamımda doğada nasıl hayatta kalırım sorusunun üzerine gittim. Tek başıma dağlara, ormanlara gidip kamp atıyor, korkularımın üzerine gidiyor yeni benliğime kavuşmak, tecrübe kazanmak için elimden geleni yapıyordum.
  
Çocukluğum, kilolu o halim. Bolu dağları zirvesinde bir fotokapan bulmuştum. O zamanlar bu tarz şeyler beni çok heyecanlandırıyordu.


   Denizde, karada, dağda, ormanda, tundrada, soğukta hayatta kalmayı öğrendikten sonrasında kendimi büyük yollara hazırlamış ve artık gezgin olma hayalimi gerçekleştirmek için ilk adımı atmıştım. 
  Dağcılık yaptığım dönemlerde 17-18 yaşlarımda ormanlarda, dağlarda, rotasız rasgele yürürken keşfettiğim Ormanlarda yaşayan dünyanın 4 bir yanından gelmiş azınlık bir hippi grubu bana kollarını açtı ve onlar ile 1 ay ormanda yaşadıktan sonra artık yurt dışına çıkmaya hazırdım. Yollarda bir bebek gibi öğrendim İngilizceyi, rusçayı. Bulgaristan, Romanya, Macaristan, Sırbistan, Makedonya, Yunanistan sürüklendiğim ilk yurt dışı rotamdı, hippileri takip ettim sadece. Cluj Napoca dağlarında, Macar dağlarında beraber yaşadım komün kabile yaşamını öğrendim onlar ile birlikte.
  
Romanya/Cluj Napoca Dağları
Mantar toplamaya çıktığım zamandan

  Sadece yol yaşamı değil, aynı zamanda sanat ile de ilgileniyorum, Lise Ümran Baradan A.Güzel Sanatlar resim bölümü, Üniv: Hacettepe Güzel Sanatlar Seramik bölümü, gitar çalıyorum, dövme yapıyorum aynı zamanda. Kendimi geliştirmek için her şeyi yaptım. 1995 şubat İstanbul Doğumluyum.
 Ankarada 8 sene, İzmirde bir 8 sene daha yaşadım. Annem psikolog olduğu, devlet bünyesinde çalıştığı için sürekli tayini çıkardı, Ağrıya, Kayseriye, Trabzona bir çok yere çıkan tayini ile çocukluğumda da sürekli yer değiştiriyordum.

 Yolculuklarımda parasız seyahat ettiğim için yeri geliyor avlanıyor, yılan, kertenkele, kurbağa, yengeç gibi hayvanları zor durumda kaldığım zaman yiyordum. Çok açsan herşeyi yersin, hayatta kalmak için ödemen gereken bedeller var...
   
Ciddi açlık çektiğim bir zamandan, her zaman menümde bu tarz canlılar yok.

  Yolculuklarımda kendimi savunmayı, dövüşmeyi, bıçak kullanmayı da öğrendim. Bir Gezgin Backpacker kendisini korumayı bilmeli çünkü yolların getirdiği tehlikelerden her zaman kaçamazsınız.

  

Yolculuklarımda yaralı insanlara, hayvanlara da sırt çantamda taşıdığım ilk yardım malzemeleri ile yardım ediyorum, bu beni motive ediyor.

Bacağı yanmış leyleğe ilk yardım yaparken. Yanık kremi ve pansuman yapmıştım
Tekirdağ/İğne Ada, longoz ormanları yolu.

   Ukrayna'da geçirdiğim süre boyunca tanıştığım insanlar bana Kruk diye sesleniyorlardı, karga anlamına gelir.  Kargalar ile aramda garip bir iletişim olduğu için bu ismi benimsedim ve onayladım.
Kimliğimde ismim M. Faruk Dağdelen
  
Bir metro istasyonu, eski yol arkadaşım Özgür.

  Ayrıca Yaban Tv ile İran çöllerini de keşfetmeye gitmiştim, fakat landrover yaşamını çok fazla sevmediğim, Büyük Macera dedikleri şeyde kilo aldığım ve yolculukta çok fazla heyecanlı şeyler yaşamadığım, şanslıysak tin tin saatte 60km hız ile binlerce km yol yaptığımız, aşırı güvenlik takıntıları olduğu ve gazeteci, televizyoncu kafası ile yolda olunduğu için yol yaşamıma, backpacker yaşamıma geri dönmeyi tercih ettim.
  
İran Çöllerini Yaban Tv ile keşfederken


Çadır atmaya üşendiğim için arabanın altında uyumaya karar vermiştim.




 Trabzonda Otostop çekerken beni yakalayan bir gazeteci ile ufak bir konuşma yaptıktan sonra manşet atmışlardı, düzgün bir röportaj yapsaydık da doğru düzgün bilgi verselerdi , tam yanımdan tır geçmiş, rüzgarı suratıma çarpmışken fotoğrafımı çekmeselerdi keşke.


Mevzubahsi geçen gazete.


Keşfetme aşkı ile yanıp tutuşan bir insanım, yol nereye götürür bilinmez dünyanın gizemlerinin peşinden koşmaya devam ediyorum.
İran/Persepolis 



  Güncel yaşamıma döner isek, kendime gerçek bir Gezgin Backpacker diyebilirim. Sırt çantam benim evim, silahım, yaşam kaynağım. Tek bir hareketimle çantamdan çekebildiğim maçatam yollarda hayatımı çok kurtarmış, beni her zaman korumuştur silahım dememin sebebi budur. Ayrıca yanımda bir adet gaz maskesi de taşıyorum, Çin'de ki korkunç patlamadan sonra havaya karışan kimyasalları solumuştum gerçekten berbat bir deneyim. Bir daha bu tarz bir olay olursa sadece gaz maskemi çekip yürümeye devam edeceğim. Her şartta, her koşulda hayatta kalıp, yolda olacağım

Sırt çantam/Carpathian dağları Ukrayna
Sırt çantam, Maçatam ve Sovyetlerden kalma gaz maskesi çantası ile gaz maskem.

 Yollar tabiki değişimi de beraberinde getirdi. Hem fiziksel, hem ruhsal, hem mental açıdan her açıdan değişim. Türkiye'den Koreye olan zorlu yolculuğumda Gobi çölünü aştıktan, Sibirya'yı geçtikten, Kazakistan çöllerinde kum fırtınalarını geride bıraktıktan sonra 22 kilo verdim.

Before/After 

 Yolculuklarımda her din, dil, ırktan insan ile iletişime geçiyor, barışı yaymak için sarılıyor, onları dinliyor, anlamaya çalışıyorum. Barış gezgini diye tanır bir çok kişi aynı zamanda beni.
  
Kazakistan/Uralsk Köprü işçileri

Sibirya/Arshan sağdan soldan insanlar

Ukrayna/Carpathian Dağları - Ukraynalı dostlar

 Tabii Edirne'den Kars'a ülkemi de gezmeyi ihmal etmedim.



Popüler Yayınlar